DERMAN MI KALDI


11/5/2009 ·

Dur yolcu sırtına beyhude bu yük,
Düz bitip yokuşa vurman mı kaldı?
Gölgede benliğin ben'inden büyük,
Tam Güneş batarken durman mı kaldı?
 
Düş idi Lokman'da hakikate eş,
Yusuf'a yıldızlar secdede kardeş,
Ay ana mübarek babası Güneş,
Gördün de rüyayı yorman mı kaldı?
 
Eksenin kıvrılır hep aynı yöne,
Dün diye başlayıp vardın bugüne,
Mevsimler harcadı gün döne döne,
İpliğe ölümsüz kirman mı kaldı?
 
Hükümdar buyruğu adalet ile,
''Şu üçyüz Tanrı'yı getirin dile''
‘’Dünyalar toplanıp birleşse bile’’
''Veremem'' deyince ferman mı kaldı?
 
Gayesi aşk idi şu hali vehmet,
Vicdanı taşımak elbette zahmet,
Kul murad ederse yetişir rahmet,
Hiyanet dizinde derman mı kaldı?
 
Toplasın yükünü göçebe zaman,
Çadırdan dağları kaplamış duman
Karıştı rüzgarda sap ile saman,
Poyrazın önünde harman mı kaldı?
 
El tohum saçar da ekmeyi bilmez,
Toprağa sözlenen meyvesiz ölmez,
Her çocuk kulağı çekmeye gelmez,
Buldun da suçunu burman mı kaldı?
 
Resmine bakınca ulusal urba,
Mazisi kokuşmuş darbeci çorba,
Karıştır milleti karmaşık zorba,
Yedin de karman'ı çorman mı kaldı?
 
Bir laf ki popüler, adı da özde,
Özde’nin kendisi tamamen sözde,
Maksadı buzağı bulmak öküzde,
Buldun da çareyi sorman mı kaldı?
 
Sever ya  Nazım’ı güya laf ile,
Çorbaya tuz biber üç beş saf ile,
Gurbette mezarı binbir gaf ile,
‘’Tek ve hür kardeşce’’ Orman mı kaldı?
 
Devletin içini oymakla hayat,
Bulanlar yiyerek olur avukat,
Düzmece oyunlar üstüste kat kat,
Adalet namına arman mı kaldı?
 
Oniki’de birdir akrebin yolu,
Onbirin hepisi yelkovan dolu,
Uykunun derdine tepinen kolu,
Yattın da sabaha kurman mı kaldı?
 
Buyursun sofraya muhalif cinler,
Gaibden yemekle beslensin kinler,
‘’Biz asıl’’ olanın bütün ekinler,
‘’Öteki’’ namına forman mı kaldı?
 
Su var mı gürzünü vurduğun yerde,
Kefil mi Şirin’in bu aşkı derde,
Hadi sen Ferhad ol Amasya nerde,
Elmadağ buldun da yarman mı kaldı?
 
Uzattım elimi tut bitsin artık,
Farklı’ya öfkeni yut bitsin artık,
Ayrılık gayrılık at bitsin artık,
Bitmeye başka bir derman mı kaldı?
 
Hepimiz canlıyız hep ölümlüyüz,
Adımız insansa tek bölümlüyüz,
Bu yalan dünyada üçbeş günlüyüz,
Süleyman adına ferman mı kaldı?
 
Mansur İlhan Yakar

Yorum (5) Yorum yaz! Etiketler : YOK

OLSAM MI?


1/3/2009 ·

Şu resimde gel de hakkı bölüştür,
Adaleti kaşlarından alsam mı?.
Dedim adın gerçekten mi gülüştür,
İzni ile gözlerini çalsam mı?.

Kızar mı ki desem sedef dişlerin,
Dizi dizi görse gönlüm düşlerin,
Hep mübarek olsa gerek işlerin,
O zindanda ben de Yusuf olsam mı?

Şu endamın hakikat mi nazar mı,
Ölsen acep el kabrini kazar mı,
Dedi şair bana kelam yazar mı,
Onun için kitaplara dolsam mı?

Çehresi var yüce dağda kar gibi,
Aşk-ı cevher nice nice ar gibi,
Cana değen candan özge yar gibi,
Leyla deyip çöllerine dalsam mı?

Bilemedim bildirecek meşki ben,
Bulamadım bulduracak aşkı ben,
Neyleyeyim Taç Mahali köşkü ben,
Bir Gülüş'ün Şah Cihan'ı kalsam mı?

Çevrelesem etrafından yolları,
Parçalasam zülfün eğen dalları,
Bin akçeye mahkum edip kulları,
Aşkın ile Deli Dumrul olsam mı?

Kavuşsam da bitmez gönül yaresi,
Yetmez sana ömür canlar paresi,
Ölmemektir benim aşkın çaresi,
Lokman gibi Ab-ı hayat bulsam mı?

İbret al ki gönül tohum ekenden,
Uzak durur vuslat yere dökenden,
Hesabını sormak için dikenden,
Bozkır sayıp Mansur seni yolsam mı?

Mansur İlhan Yakar

Yorum (yok) Yorum yaz! Etiketler : AŞK

OSMAN


14/12/2008 ·

Hırsız ettin kapı kulu çobanı,
Kaybettiğin sürü sana az Osman.
Unutursun dediklerim önemli,
İster isen şöyle bir bir yaz Osman.

Hoşgörülü ol da gezgin çakal'a?
Sana düşen gölgesini yakala,
''Yavaş tükrük zarar iken sakala'',
Kesince de köse kalır yüz Osman.

Bir denge kur bu dengede amel et,
Her kefeyi süsle boya cemal et,
Böylelikle cami cismi kemal et,
Şu eşyayı ince ince süz Osman.

Sırt bulunca düşünmeden binenin,
Hele hele mert olandan inenin,
Alıcı kuş olup cana sinenin,
Beklemeden yuvasını boz Osman.

Karga besle amma sakın gözünü,
Heder etme sağır ile sözünü,
Şer nazardan gizle elvan yüzünü,
Didar olmaz her gönülde göz Osman.

Dil yüzüne katledilen boyunmuş,
Dolu hayat boş kafaya oyunmuş,
Mezarlıklar işlerinden soyunmuş,
Koca Dünya iki arşın bez Osman.

Misal bu ya düve tosun süserse,
Boynu ile deve ahkam keserse!
Mağazallah fitne çapraz eserse,
Yedi divan sonra yutar toz Osman.

Hani derler Ali-Cengiz oyunu,
Cengiz ölçer Ali yazar boyunu,
Dere ile deryaların suyunu,
Birbirinden ayrı kılan tuz Osman.

Yetim yaprak uçar iken yellerde,
Dal odundur kısmetine sellerde,
Resmi gezer emanetin ellerde,
Aslı gibi hürmet görür poz Osman.

Yetmişiki ucu çıkmaz yol işte,
Memnun ayak yürümekten inişte,
''Yetmişüçü'' bulacaksan dönüşte,
Süreceğin ayak izi, düz Osman.

Türkü biter kış kapıyı sarınca,
Azık topla Ağustos'a varınca,
Tabi haklı bu durumda karınca,
Deva değil Zemheriye saz Osman.

Osman benim gayrı gözüm yaşarır,
Her baharda çiçek vuslat başarır,
Bu toprakta tohum hasret yeşerir,
Göz yıkanır durulanır öz Osman.

Mansur derki meram alır giderim,
Dağım güneş kuzum gölge güderim,
Hakkı olan gelsin burda öderim,
Orda çetin paylaşılır koz Osman.

MANSUR İLHAN YAKAR

Yorum (5) Yorum yaz! Etiketler : NASIHAT

BEN SÖZÜMDE DURDUM YAR


4/4/2008 ·

İşte sana methiye, zaman mahkûm yokuşta,
Kaç Süleyman saniye, zikr-i saat kurdum yâr.
Yarım elma kurbanmış, gönül alan bakışta,
Kim bütünün hatrını, bilir diye sordum yâr!

Derde Lokman göründüm, dize derman bindikçe,
Hükümdar'a, büründüm, Hak Yurduna  indikçe,
Devr-i dünya haşmetim, yataklara sindikçe,
Ethem gibi dağlarda, binbir hayal vurdum yâr!

Sade başım döverken, tüm Cihan'da havanlar,
Süleyman'a söz atıp, buyur derken kovanlar,
Kayıp deve sorarken, sarayımda tavanlar!
Şu şımarık dünyanın, kulağını burdum yâr.

Hallaç gibi ağlayıp, taş aradım güllerde,
Cevap oldum sigâya, Molla Kâsım dillerde,
Abdest ile ayrılıp, papuç çalan sellerde!
Haksız ırmak üstüne, haklı köprü kurdum yâr.

Mansur Kul'u sormuşsun, niye geldi meydane,
GALU- BELA demiştik, hepimiz dâne dâne,
Duydum turab imişsin, bende sana merdane!
İşte bundan taşların, cümlesini kırdım yâr,

Gâlû-Belâ demiştim, ben sözümde durdum yâr!

Mansur İlhan Yakar

Yorum (4) Yorum yaz! Etiketler : BEN SÖZÜMDE DURDUM YAR

ZÜLEYHA


4/4/2008 ·

Hevadan saydığın taştı önüne
Derdini söylemez dili baş değil
Firkati demledim saki testine!
Kadehe eğdiğin çile taş değil!

 

Vuslata oruçlu sabreder çile!
Yusuf'um zindana iftara gitmiş
Yakub'a müjdeler verilse bile
İçinde hudutsuz Yusuf eritmiş!

 

Züleyha, zikrine kapanmış bıçak
Parmağın acısı duyguya kalsın
Ardında kan izi bırakan kaçak!
Sığarsam götürün her zindan alsın...!

 

Mansur İlhan Yakar

Yorum (2) Yorum yaz! Etiketler : ZÜLEYHA

FELAH SANA FERAH SANA


4/4/2008 ·

Oku eğer alem isen
Okut hele kalem isen
Bir kitapta selam isen
Felah sana ferah sana

 

Dünya için üryan isen
Çeşm-i dile giryan isen
Bir gönüle püryan isen
Felah sana ferah sana

 

Güllerini alladınsa
Sevgiliye yolladınsa
Birde hakkı kolladınsa
Felah sana ferah sana

 

Doldun ise doldurmaya
Oldun ise oldurmaya
Buldun ise buldurmaya
Felah sana ferah sana

 

Mansur ile gülüşmeye
Her nefeste ölüşmeye
Razı isen bölüşmeye
Felah sana ferah sana

 

MANSUR İLHAN YAKAR

Yorum (yok) Yorum yaz! Etiketler : FELAH SANA FERAH SANA

MANSUR


4/4/2008 ·

MANSUR

 

Şems-i Mansur gelmişiz filizlensin otlaklar
Koyun kuzu rızkına, seher vakti doğarız.
Can veririz toprağa, susayınca çatlaklar!
Küfrün bile üstüne, okşayarak yağarız...

 

Nefsi nihan eyleyip, düz başımız eğilse,
Ahu figan etmeyiz taş havanda döğülse,
Nehri nur'da boğanın suyu mizan değilse,
Rahmetine sığınır misk-i zemzem sağarız!

 

Mansur İlhan Yakar

Yorum (yok) Yorum yaz! Etiketler : MANSUR

SENİN OLSUN


4/4/2008 ·

SENİN OLSUN


Kalbini gönlünü, al götür benden,
Aşkını başına, çal senin olsun.
Hayat mı beklenir ölü bedenden,
Bulursan canımı, al senin olsun.

 

Ne kıymet ne vefa, hep çile verdin,
Bitirdin ömrümü, bitmedi derdin,
Kalbimi elinle , çarmıha gerdin,
Ölümden öteye, yol senin olsun.

 

Ne kadar deyince çok dedim sana,
Gayrıya bir kapım yok dedim sana,
Ölmeden yüreğim bak dedim sana,
Yaşayan kalbimi, bul senin olsun.

 

Üzülme  ne hasta, ne yasta başım,
Her sene otuzbeş hep aynı yaşım,
Gelirsen anlatır musalla taşım,
''Ruhuna Fatiha'', kul senin olsun.

 

Severdin gönülden yeminle güya,
Yaşamak seninle yalancı rüya,
Dönecek duracak desen de dünya,
Ben çıktım içinden, kal senin olsun.

 

Mansur İlhan Yakar

Yorum (1) Yorum yaz! Etiketler : SENİN OLSUN

BİR KADIN


4/4/2008 ·

BİR KADIN

 

Ufkunda mahmure gözleri ovar,
Zamanı uykudan soyar BİR KADIN!
Eşyada gizemli gölgeyi kovar,
Nurunu yayarak doyar BİR KADIN!

 

Düzende keyfiyet namert sömürge,
Nefesi emektir ömür çekirge,
Gülgübür dünyada saçı süpürge,
Yollarda sonbahar tozar BİR KADIN!

 

Bahardan ümidi kesikmiş meğer,
Gazelde yaprağı bin bahar değer,
Mevsimler yakmayı dilersen eğer,
Tutuştur kalbini yeter BİR KADIN!

 

Sırtında kaderi sırrına yazar,
Boncuklu gözleri ipliğe nazar,
Üçgünü dünyada vefaya pazar,
Ömrünü tezgaha koyar BİR KADIN!

 

Mansur'um söyleme gerisi kalsın,
Dinleyen içinden tefekkür çalsın,
Hakiki muhabbet bir güzel alsın,
Cihana Taç Mahal değer BİR KADIN!

 

Mansur İlhan Yakar

Yorum (yok) Yorum yaz! Etiketler : BİR KADIN

DÜŞ SEBEPSİZ OLSAYDI


4/4/2008 ·

DÜŞ SEBEPSİZ OLSAYDI

Şu tezekli tarlanın, altı taştan yapılmış,
Çevirirdi toprağa, taş sebepsiz olsaydı.
Fikir yüzmüş nehirde, akıl sele kapılmış,
Zikri hakim kılardı, baş sebepsiz olsaydı.

Göze kudret bağışlar, varlık onu görürdü,
Kimbilir haşyetinden, buz dağları erirdi,
Eksilmeyen mülkünden, rızkı hazır verirdi,
Sofra ihsan ederdi, iş sebepsiz olsaydı.

Coşamazdı ırmaklar, haz olurdu çağlamak,
Çözülürdü düğümler, gerekmezdi bağlamak,
Hele insan hasleti, hıçkırarak ağlamak,
Gönül daim gülerdi, yaş sebepsiz olsaydı.

Gül gülşende değil de, her bahçede açardı,
Güneş doğup batmayıp, nur-u daim saçardı,
Zamanın hasretinden, kaplumbağa uçardı,
Ayrı kanat vermezdi, kuş sebepsiz olsaydı!

Terazi hile çekmez, hüküm hakka ağardı,
Zalime mühlet olmaz, zülmü zaman boğardı,
Mevcudatın üstüne, her an rahmet yağardı,
Üşümezdi Kainat, kış sebepsiz olsaydı!

Herşey ihsan edilir, insan hazır alırdı,
Levh-i Mahfuz okunur, kafdağını bilirdi,
Doğmadan doğurmadan, kadın huri gelirdi,
Bebek sırdan olurdu, eş sebepsiz olsaydı!

Ne hasret ne gam çeker, ne saçını yolardı,
Umudun tadı olmaz, ne hayale dalardı,
Ayan görüp alemi, kabı bilgi dolardı,
Fani beka bulurdu, boş sebepsiz olsaydı!

Dile izin olmazdı, dönemezdi riyada,
Kimse mana aramaz, bulamazdı güyada,
Acep nasıl hikmettir, gözsüz görmek rüyada,
Aşikar gösterirdi, düş sebepsiz olsaydı!

Mansur İlhan Yakar

Yorum (yok) Yorum yaz! Etiketler : DÜŞ SEBEPSİZ OLSAYDI